I. AĞ TOPOLOJİLERİ Topology (yerleşim ve bağlantı biçimi), bilgisayarların birbirine nasıl bağlandıklarını tanımlayan genel bir terimdir. Yaygın olarak kullanılan topology türleri şunlardır:

-Bus
-Ring
-Star
-Mesh

Bus topology, bilgisayarların bir ana kablo ile birbirine bağlandığı şekildir. Ring topology ise bir halka biçiminde bilgisayarların birbirine bağlanmasıdır. Star topology ise bilgisayarların bir merkezi aygıt aracılığıyla birbirine bağlandığı şekildir. Mesh topology ise bütün bilgisayarların birbirine bağlandığı bir bağlantı biçimidir.

Mesh topology'nin yaygın olarak kullanılmadığını görüyoruz. Bunun nedeni gereksiz yere çok sayıda bağlantının yapılmasıdır. Günümüzde en yaygın olarak Star topology türünün seçildiğini görüyoruz. Bunun başlıca nedeni merkezi bir aygıttan dağıtılan kablolama şekli, fiyat ve performans gibi özelliklerdir.

A. BUS TOPOLOJİBus yerleşim biçimi doğrusal bir hat olarak bilinir. Bütün makinelerin tek bir kabloya bağlı oldukları bir ağ türüdür.

Bus topology için söylenebilecek bütün teknik ayrıntılar Ethernet teknolojisine bağlıdır.


B. STAR TOPOLOJİStar yerleşim biçiminde bilgisayarlar merkezi biçimde konuşlandırılan bir hub'a bağlı olarak çalışırlar. Bilgisayarlar tarafından üretilen sinyaller önce hub'a ulaşırlar ardından diğer bilgisayarlara ulaştırılırlar.

Star yerleşim biçimde bütün bilgisayarlar bir hub'a bağlıdır. Diğer bir deyişle bütün bilgisayarlara hub'tan bir kablo çekilir. Bu merkezi dağıtım sistemi yıldız yerleşim biçimde her bilgisayara özel bir kablo çekilmesini böylece herhangi bir kablo arızasının sadece o bilgisayarı etkilemesi sağlar. Böylece tüm network çökmez. Ancak merkezi dağıtım birim hub'ın bozulması durumunda ise bütün network çöker.

Star, en eski yerleşim biçimlerindendir. İlk olarak PBX (private Branch Exchanges) olarak adlandırılan analog ve sayısal anatharlama aygıtları olarak karşımız çıkmışlardır. Star yerleşim biçiminde bütün istasyonlar merkezi bir noktaya bağlıdırlar. Buna "hub" denir.

Star topoloji bugün bus'in yerine geçmiş ve UTP (genellikle Twisted-Pair kablo) kablo ile birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır.

Fiziksel Star-Wired Ring yerleşim biçiminde ise birden çok hub kullanılır. Hub'a bağlı bilgisayarlar Star yerleşim biçimini oluştururlar.

Bu yerleşim biçimin şu üstünlükleri vardır:

-Tek bir kablo sorununun bütün network'ü etkilememesi.
-Daha iyi bir network yönetimi.
-Network'e PC eklemek ve çıkarmak kolay.

Bu yerleşim biçiminin zayıf yönleri ise şunlardır:

-Bütün birimlerin bağlı olduğu hub'ın bir sorunu bütün network'ü etkiler.
-Bütün birimler için tek bir kablo hattının çekilmesi maliyeti

C. RİNG TOPOLOJİRing (halka) yerleşim biçiminde bilgisayarlar bir halka biçiminde birbirine bağlıdır. Herhangi bir sonlandırma işlemi yapılmaz. Sinyaller bir döngü içinde dönerler. Bununla birlikte halka yerleşim biçimi aktif bir network'tür. Diğer bir deyişle halka üzerinde yer alan bilgisayarlar verinin ve sinyallerin iletilmesinden sorumludurlar. Bu nedenle halkada yer alan bir bilgisayarın arızalanması bütün network'ün çökmesi anlamına gelir.

Halka yerleşim biçiminde sinyallerin dolaşımını kontrol etmek için token adı verilen bir bilgi kullanılır. Token bilgisayarlar arasında dolaşır. Sinyal gönderecek bilgisayar bulunduğunda token o bilgisayar tarafından değiştirilir ve diğer bilgisayarı bulması için sinyalle birlikte yollanır.


Ring yerleşim biçimi fiziksel olarak bir Star biçimindedir. Ama network mantıksal olarak Ring olarak çalışır. Bu işlem merkezi bir MAU (Multistation Access Unit) aygıt tarafından yapılır.

D. MESH
Her noktanın birbirine bağlandığı çok güvenli bir network sistemi olan mesh yerleşim biçimi tamamen ya da kısmen oluşturulabilir. Mesh yerleşim biçimine pek rastlanmaz

E. KARIŞIK YERLEŞİM BİÇİMLERİ
Birçok durumda yerleşim biçimleri birlikte gerçekleşirler. Örneğin çok sayıda star network bir bus hat üzerinden birbirine bağlanır. Bu tür birleşimler "star bus" ya da "star ring" olarak adlandırılır.

I. AĞ TEKNOLOJİLERİ
LAN (Local Area Network- Yerel Bilgisayar Ağları) ve WAN (Wide Area Network-Büyük Alan Ağları) gibi ağ ortamlarında değişik ağ teknolojileri kullanılır. Yaygın ağ teknolojileri şunlardır:

-Ethernet
-Token Ring
-ATM
-FDDI
-Frame Relay

A. ETHERNET
En yaygın kullanılan LAN teknolojisidir. Öyle ki ağ bağdaştırıcı kartları (network adaptörleri) bir Ethernet kartı diye adlandırılır. Ethernet teknolojisi bugün LAN ortamındaki teknolojiyi ifade eder. Böylece birimleri, hızları ve diğer standartları belirler.

Ethernet Teknolojisi
1973 yılında Bus topology üzerine kurulu bir network teknolojisi geliştirildi. Ethernet. Ethernet, o zamanki haliyle 3 Megabit hızında veri iletişimi sağlayan ve coaxial kablo ile sağlanan bir network yapısıydı.

IEEE ve 802 StandartlarıIEEE (Institute of Electrical and Electronics Engineers), endüstri standardı oluşturan bir kurumdur. 1970'li yıllarda LAN'lar standartlaşmaya başlayınca IEEE'de Project 802 adlı LAN standardını oluşturdu.

Tablo: IEEE 802 Kategorisi

802.1 Internetworking-Üst katman LAN protokolleri.
802.2 Logical Link Control
802.3 CSMA/CD
802.4 Token Bus LAN
802.5 Token Ring LAN
802.6 MAN (Metropolitan Area Network)
802.7 Broadband Technical Advisory Group
802.8 Fiber-Optic Technical Advisory Group
802.9 Integrated Voice/Data Networks
802.10 Network Güvenliği
802.11 Kablosuz Network
802.12 Demand Priority Access LAN, 100BaseVG-AnyLAN
802.13 Kullanılmıyor.
802.14 Cable Modemler.

Ethernet Nasıl Çalışıyor
Ethernet, verilerin kabloyla iletilmesi sağlayan bir teknolojidir. Bu iletimde CSMA/CD tekniği kullanılır. Bu erişim yönteminde network üzerindeki bütün bilgisayarlar network kablosunu sürekli kontrol ederler. Kablonun boş olduğu algıyan veriyi gönderir. Bu arada eğer kabloda veri varsa o zaman veri hedefine ulaşıncaya kadar beklenir. İki bilgisayarın paketleri kabloda karşılaşırlarsa çarpışma (collision) oluşur.

Veri Paketleri
Network içinde bilgisayarlar arasında yapılan veri transferinde veriler paket (packet) denilen küçük parçalara bölünür. Paketler bilgisayarların kabloyu paylaşmasını sağlar. Ayrıca veri transferinde hata oluştuğunda da yalnızca bozulan paketler yeniden gönderilir.

Bir Ethetnet paketi üç parçadan oluşur:

-MAC (Media Access Control).
-Data
-CRC (Cyclic Redundancy Check)

MAC bilgisi hem kaynak hem de hedef için tutulur. CRC ise veri iletiminin kontrolü sağlar.

MAC (kaynak) MAC (hedef) Data CRC

MAC Adresi
Ethernet networklerinde her bilgisayarı tek bir adresi vardır. Buna node denir. Ethernet networkünde bu bilgi 48-bitlik MAC adresidir. Her network kartı (network adaptör) tek bir MAC adresine sahiptir. 48-bitlik adres bilgisi 2^48 (281,474,976,710,656) olası adres bilgisinin oluşturulmasını sağlar. Bunun diğer bir anlamı da bir Ethernet networkünde 281 trilyon makine bulunabilir.

MAC adresleri IEEE tarafından rezerve edilerek üretici firmalar verilir. Böylece dünya üzerinde iki aynı MAC adresinin olması engellenir.

İPUCU: Bilgisayarın network kartının MAC adresini görmek için Windows 9x ortamında Winipcfg.exe, Windows NT/2000 ortamında ise ipconfig.exe programlarını Run mönüsünden çalıştırmanız yeterlidir.

MAC Adreslerini Kullanmak
MAC adresleri network üzerindeki her bilgisayarın hangi paketi işleyeceğini belirler. Bir bilgisayar bir data paketini gönderdiğinde, paket her iki yönde de ilerler. Bu sırada diğer bilgisayarlar ağı dinler ve paket üzerindeki MAC adresinin kendi MAC adresleri olup olmadığını kontrol ederler. Bilgisayar kendi MAC adresine sahip bir paketi gördüğünde, paketi açar ve verileri işlemeye başlar.

İPUCU: Network kartları ayrıca NIC (Network Interface Card) olarak adlandırılır.

CRC Hata Kontrolü
Data paketleri içindeki CRC kodları Ethernet ağındaki veri transferinde sağlama (verilerin iletilip iletilmediğini) kontrolünü yapar. Ethernet paketi yaratıldığında gönderen bilgisayar özel bir hesaplama yaparak sonucunu pakete Cyclic Redundancy Check olarak ekler. Alan makine de paketi açar ve aynı hesaplamayı yapar. Sonucu aynı olması veri transferinin hatasız olduğunu gösterir.

CSMA/CD
Ethernet networkleri belli bir anda kabloyu hangi bilgisayarın kullanacağını CSMA (Carrier Sense, Multiple Access/Collision Detection) tekniğiyle belirler. Bu teknikte paket gönderilmeden önce kablo kontrol edilir. Diğer bir iletişimin oluşturduğu trafik yoksa iletişime izin verilir.

İki bilgisayarın birden kabloyu kullanmaya çalışması collision olarak adlandırılır. Her ikisinin de trafiği kaybolur.

Bu durumda; sabah bilgisayarının başına gelen yüz kişinin oluşturduğu trafik nasıl karşılanacak. Bu durumda CSMA sistemi beklemelere yol açacak. Network adaptörleri veri gönderimini sürekli yenileyerek (ve bant genişliğinin büyük bir kısmını adı geçen çakışma işlemleriyle harcayarak) iletimi sürdürür.

Termination (Sonlandırma)
CSMA/CD networklerinde bus olarak tanımlanan kablonun iki ucunun sonlandırılması gerekir. Sonlandırıcılar, bakır kablo üzerinde elektrik sinyaller olarak taşınan paketlerin kablonun bittiği yerde gücünün alınması gerekir. Bu işlem elektrik sinyallerinin geri dönmesini (yansımasını) önler. Bu yansıma işlemine reflection denir. Yansımanın önüne geçilmeseydi, kablonun sonuna çarpıp dönen sinyaller yeniden bir trafik oluştururlar. Sonlandırıcılara terminating resistor denir.

B. ETHERNET KABLOLAMA SİSTEMLERİ
IEEE 802.3 komitesi tek bir kablolama türü yerine değişik kablolama çözümlerine sahiptir.

Coaxial Kablo
Coaxial kablo bir iletken metal telin önce plastik bir koruyucu ile, ardından bir metal örgü ve dış bir kaplamadan oluşur. Bu koruma katları iletilen verinin dış etkenlerden korunmasını amaçlar. Bu dış etkenlere electrical interference denir.

Aşağıdaki tabloda IEEE 802.3 network standartları yer almaktadır:

Tablo: IEEE 802.3 Network kablolama standartları

10Base2 10Base5 10BaseT 10BaseFL
Yerleşim biçimi Bus Bus Star Bus Star Bus
Kablo tipi RG-58 (thinnet) Thicknet Katagori 3, 4, 5 UTP Fiber-optik
Network kartına bağlantı tipi BNC T Konnektör DIX ya da AUI konnektör RJ-45
Terminatör rezistansı 50 ohm 50 ohm uygulanamaz
İmpedans 50 ohm 50 ohm 85-115 UTP 135-165 STP
Maksimum segment uzunluğu 185 m 500 m 100 m 2000 m
Maksimum bağlı segment 5-4-3 kuralı 5-4-3 kuralı 5-4-3 kuralı
Maksimum toplam network uzunluğu 925 m 2460 m sınırsız
Her segment'te maksimum bilgisayar 30 100

Tablo: Kabloların diğer özellikleri

Özellik Ethernet Değeri 10Base5 10Base2 1Base5 10BaseT
Hız (Mbps) 10 10 10 1 10
Sinyal İletimi Baseband Baseband Baseband Baseband Baseband
Maksimum segment 500 500 185 250 100
Medya 50-ohm thick 50-ohm (thick) 50-ohm (thin) UTP UTP
Yerleşim biçimi Bus Bus Bus Star Star

Ethernet ve IEEE 802.5 frame'leri (veri paketi) aynı yapıya sahiptirler.

Ethernet 802.3 Frame Özellikleri FSD (Preamble and Start of Frame Delimeter: 8 bayt uzunluğundaki bu bilgi Ethernet adaptörü tarafından üretilir. Veri iletimine başlanacağını belirtir.

Destination Address: Network Interface Card (NIC) ve network yöneticisi tarafından atanan network adresi.

Source Address: Network Interface Card (NIC) ve network yöneticisi tarafından atanan network adresi.

Length : Veri alanının uzunluğu (2 bayt)

Data and Pad: Paket başlangıcını network'e yayınlar.

FCS (Frame Check Sequence): Hata kontrolü sağlar.

10Base5
10Base5 network standardı 10 Mbps hızındadır. Baseband ve 500 metre segment uzunluğuna sahiptir. Bu network thick koaxial (RG-8) ya da thicknet olarak anılır. Her segment'te 100 bilgisayar olabilir.

Hız: 10 Megabit/saniye

Sinyal türü: Baseband. (Kablo üzerinde tek bir sinyal var).

Uzaklık: 500 metre.

İPUCU: 10Base5 yazımında 10 değeri 10 Megabit hızı, Base sözcüğü Baseband iletim türünü, 5 değeri ise 500 metre mesafeyi göster.

İPUCU: Segment bir networkün ana omurgasını (kablosunu) adlandırmak için kullanılan genel terimdir.

Baseband/Broadband
Bir network kablosu üzerinde verilerin iletilmesi iki şekilde olur: Baseband ve broadband. Baseband sisteminde kablo üzerinde tek bir sinyal gönderilir. Kablolu televizyonlar ise broadband iletime bir örnektir.

Her Segment İçin 500 Metre
10Base5 networkünde tek bir kablonun uzunluğu (segment) 500 metredir.

Kabloya Bağlantı
10Base5 networklerinde network adaptörü bir AUI konnektörü ile kabloya bağlanır.

External receiver aygıtı sayesinde kablo AUI konnektörüne bağlanır. Network adaptörü ile transceiver arasında 50 metrelik bir uzunluk olabilir.

10Base2
Bu network thin koaxial ya da thinnet olarak anılır. Veri iletim hızı 10Mbps dir. Segment uzunluğu maksimum 185 metredir. Segment üzerinde maksimum 30 bilgisayar bulunabilir.

Bağlantı birimi olarak BNC birimleri kullanılır.

Thinnet network genellikle bus yerleşim biçimi olarak kurulur. Bu network'te transceiver yerine T konnektörler ile network kartları kullanılır.


100 MBPS IEEE STANDART

100 Mbps standardı daha hızlı bir network gereksinimini karşılamak için geliştirilmiştir. 100 Mbps standardı iki standart olarak kaşımıza çıkar:

-100BaseVG-AnyLAN Ethernet
-100BaseX Ethernet (Fast Ethernet)

100BaseVG-AnyLAN network teknolojisi Ethernet ve Token Ring mimarilerini destekler. 100BaseVG-AnyLAN network'lerin genel özellikleri şunlardır:

-100 Mbps veri iletimi.
-Katagori 3,4,5 twisted-pair kablo ve fiber-optik kablo.
-Ethernet ve Token Ring mimarilerini destekler.

100BaseX Ethernet (Fast Ethernet) teknolojisi ise UTP Katagori 5 kablo yapısını kullanır ve CSMA/CD erişim yöntemini kullanır. Bu network yönteminde ise üç ayrı ortam kullanmak mümkündür:

-100BaseT4 (4-pair Katagori 3, 4 ya da 5 UTP)
-100BaseTX (2-pair Katagori 5 UTP ya da STP)
-100BaseFX (2-strand fiber-optik kablo)

C. ETHERNET'İN TEMELLERİ
Ethernet teknolojisinin temel özellikleri şunlardır:

Özellik Değeri
Yerleşim biçimi Bus (Doğrusal yol) ve Star bus
Mimari tipi baseband (ana bant)
Erişim yöntemi CSMA/CD
Spesifikasyon IEEE 802.3
Transfer hızı 10 Mbps - 100 Mbps
Kablo tipi Thicknet, thinnet ve UTP

5-4-3 KURALI
Bir thicknet network, ençok beş segment'ten oluşabilir. Bu segmentler dört repeater tarafından destekelenebilir. Ve ancak üç segment'a bilgisayarlar bağlanabilir. Kalan iki segment ise yine birer repeater olarak kullanılır.

Büyük network'lerde thinnet ile thicknet birleşimi yapılabilir. Genellikle thicknet'ler bir backbone olarak alt network'ların bağlanmasını sağlar.


D. TOKEN RING
Token Ring ağ teknolojisi IBM tarafından geliştirilmiştir. Daha sonra ANSI/IEEE standardı olmuştur. Token Ring, IEEE 802.5 standardıdır ve token passing erişim yöntemini kullanır. Token Ring ağlar bir yıldız yerleşim biçimi olarak kurulurlar. Bilgisayarlar merkezi bir hub'a bağlanırlar. Ancak bilgisayarlar bir halka üzerinde yerleşmiş gibi birbirleriyle ardışık iletişim kurarlar. Buna mantıksal olarak halka denir.

Bir bilgisayarın veri iletimi ile ilk token ağ üzerinde dolaşmaya başlar. Ağ üzerinde aynı anda bir token dolaşabilir. Veri iletecek bilgisayar kendi token'ını ağ üzerinde dolaştırarak verisini iletir. Alıcı bilgisayar veri paketini yakarlar. Ardından yeni bir token ağ üzerinde dolaşmaya başlar.

Token Ring network'ler fiziksel olarak bir Star network görünümündedir. Ancak mantıksal olarak bir ring (halkayı) andırır. Her bilgisayar merkezi bir birime (MSAU) bağlıdır. MSAU her istasyondan aldığı sinyalleri bir sonraki aktararak iletişimi yönlendirir.

Orijinal Token Ring network'ler 4 Mbps'dir. Bugün günümüzde kurulu birçok Token Ring network 16 Mbps hızındadır. Token Ring network'lerde network'e erişecek bir sonraki bilgisyar bellidir. Döngünün yönü istasyon tarafından belirlenir. Collision olmaz. Bu nedenle Ethernet'e göre daha sistemli bir network görünümündedir.

Modern Token Ring network'lerde UTP ve STP kablolar kullanılır.

TOKEN RİNG/IEEE 802.5
Token Ring 802.5 olarak da bilinir. Bu network'lerde token-passing erişim yöntemi kullanılır. Token adlı bir bilgi network üzerinde dolaşır. Token'a sahip olmak veri göndermeye hak kazanmak anlamındadır.


CSMA/CD erişim tekniğinde verinin gönderileceği zaman ve süresi kesin olmazken, token-passing erişim yönteminde erişim belli zaman içinde yapılır.

Ethernet 802.5 Frame Özellikleri

SD (Start Delimeter Bir token'ın başlangıcını gösterir.
AC (Access Control) Token-Ring öncelik sistemini belirtir.
FC (Frame Control) Paketin veri mi yoksa kontrol mü içerdiğini gösterir.
DA (Destination Address) 6 bayt uzunluğunda hedef adres.
SA (Source Address) Gönderen istasyonun 6 bayt uzunluğundaki tam adresi
FCS (Frame Check Sequence) CRC hesaplamasının sonucu.
ED (End Delimeter) Frame'in sonunu gösterir.
FS (Frame Status) Gönderen istasyona iletimin başarılı ya da başarısız olduğunu belirtir.


TOKEN RİNG TEKNOLOJİSİNİN ÖZELLİKLERİ
Token Ring network'ler fiziksel olarak bir star görünümündedir. Token Ring network'lerde değişik kablo türleri kullanılır. Ancak genellikle UTP kablo kullanılır. Network üzerindeki istasyonlar bir güçlendiriciye (concentrator) bağlıdır. Bu güçlendirici birime MAU (Multistation Access Unit) denir.

MAU'ları çoğu aktif hub olarak adlandırılır. Bu özellik hub üzerindeki herbir çıkışın bir repeater gibi çalışmasını sağlar. Birçok Token Ring network'te Ethernet'te olduğu gibi UTP kablı ve RJ-45 konnektörü kullanılır.

Token Ring sisteminde verilerin iletimini kontrol eden sistem CSMA/CD'den oldukça farklıdır. Token Ring network'lerinde özel bir paket (3 bayt-24 bit) ring üzerinde sürekli döner. Bu bilgiye "token" denilir.

oken'ı alan istasyon kablo üzerinde veri gönderir. Diğerleri bekler. Verinin ulaştığını kontrol eden istasyon yeni bir token oluşturarak network'e bırakır. Token'a sahip olmayan bilgisayar iletişim yapamaz. Bunun dışında veri paketleri ise üç tane 8-bit alandan oluşur. Bunlar Starting Delimeter, Access Control, Ending Delimeter.

TCP/IP
(Transmission Control Protocol/Internet Protocol)
(İletişim Kontrol Protokolü / İnternet Protokolü)

Bu noktada bilgisayarlar arası iletişimi sağlayan temel protokol katmanlarına gelmiş bulunuyoruz. İsmini içindeki iki popüler protokolden almıştır. TCP/IP hemen hemen OSI modeli ile aynı fonksiyonu görür. Fakat bu kez 7 yerine 4 katmana ayrılmıştır. Günümüz de kullanılan en yaygın ağ olduğundan ağların ağı denilmektedir. Dolayısıyla OSI modelini gölgede bırakmıştır. Yani internetin temel protokol paketidir.

Bu protokol kendi katmanları içinde birbirinden farklı görevlere sahip protokolleri içeren bir protokol kümesidir.


OSI Modeli TCP/IP Modeli

Uygulama
Sunum
Oturum
Taşıma

Veri Bağı
Fiziksel
Uygulama


Taşıma
Ağ (Yönlendirme)
Fiziksel (Fiziksel-ağ)


ÖZELLİKLERİ
• Adresleme sistemi sayesinde herhangi bir bilgisayara verilen adresin bütün dünya üzerinde tek olması sağlanmıştır.
• Kullanıcı hizmetleri için geliştirilmiş yüksek seviyeli protokolleri barındırır.
• Özel bir Network bağlantısı gerektirmez. Neredeyse her tür ağ ortamında kullanılabilir. (Ethernet, Token Ring ağlarda veya Dial-up, x.25 bağlantılar yanı sıra bir çok ağ ortamını destekler. Fark ettiyseniz bu saydıklarım sadece Fiziksel Katman da olan şeylerdir. Bunlar dışında Yönlendirme, Taşıma, Uygulama katmanlarının da bağlantılarını eklememiz lazım)
• İnternet bağlantısı olmasa bile farklı donanım ve yazılım bağlantısında kullanılabilir.
• Açık bir standarttır. Yani herhangi bir işletim sisteminden ve donanımdan bağımsız olarak geliştirilebilir, ücretsizdir. Bu da TCP/IP’nin çok fazla desteklenmesini sağlar.
• Farklı işletim sistemleri arasında veri alışverişi için kullanılır.
• UNIX sistemleriyle tam uyumludur.
• Yönlendirilebilir (routable) bir protokoldür.





Her katman değişik görevlere sahip olup altındaki ve üstündeki katmanlar ile gerekli bilgi alışverişini sağlamakla yükümlüdür.

TCP/IP’de katmanlar en alt seviyeden başlamak üzere Fiziksel-Ağ erişim katmanı, Yönlendirme katmanı, Taşıma katmanı ve Uygulama katmanıdır. Veriler ağ üzerinde iletilmeden önce en üstteki katmandan en alltaki katmana aklatrılırlar. Bu veriler ağ üzerinden iletilip karşı noktaya ulaştıklarında bu sefer en alt seviyedeki katmandan en üst noktadaki katmana kadar giden bir yol izlerler. Bu esnada her katman kendi başlığını verilerden ayırır ve uygulama katmanında sadece veri kalır.

TCP-IP protokolünde veriler (paketler) her katmanda farklı bir isim alır. Bu isimlendirme yapılırken taşıma katmanı’nda kullanılan protokol dikkate alınır. TCP/IP kullanılırsa farklı, UDP kullanılırsa farklı isimler verilir.

Aşağıdaki şekilde hem verilerin katmanlar arasında izlediği yol, hem de verinin kullanılan protokole göre katmanlarda aldığı isimler yer alıyor.

Bu isimlendirmede en önemli olan, yönlendirme katmanındaki (IP Katmanındaki) datagramlarıdır. Paket anahtarlamalı bir ağ yapısında IP, bağlantısız iletim yöntemi kullanmaktadır. Burada veriler datagramlar dizisi halinde bir noktada diğerine iletilir. Yani büyük bir veri önce datagramlara bölünür ve bu datagramlar ağ üzerinde iletilir (bağlantısız yöntem kullanıldığı için farklı yolları izleyerek ve karışık sırada varış noktasına ulaşırlar) ve karşı noktada tekrar sıraya dizilerek birleştirilir. Fakat kaybolan datagramların tekrar gönderilmesi ve sıraya dizme işlemi üst seviyedeki protokollerce yapılır.

Burada datagram ve paket kavramına açıklık getirmek yararlı olabilir. TCP/IP ile ilgili kavramlarda datagram daha doğru bir terminolojidir. Çünkü datagram TCP/IP’de iletişim için kullanılan birim bilgi miktarıdır. Paket ise ağ alt yapısına göre değişen bir büyüklüktür. Fiziksel ortamda paketlerin büyüklükleri nasıl taşınacağı ile IP katmanı ilgilenmez.



Taşıma (Ulaşım) KatmanıBu katman bilginin karşı tarafa ulaştırılmasından sorumludur. Bilgi kayıplarını ve hatalı mesajlarını önlemek için gerekli kontrolleri yapar.
Hazırlanan veriyi alıp, (ihtiyaç duyulduğunda küçük bileşenlere ayırıp) ağ katmanına geçirerek, diğer uca bu parçaların doğru bir şekilde ulaştığına emin olmaktır. Uygulama katmanı tarafından ihtiyaç duyulan her taşıma bağlantısı için bir sanal ağ bağlantısı oluşturur.
Eğer taşıma bağlantısı yüksek bir kapasite isterse, birçok ağ bağlantısı oluşturup, kapasiteyi artırmak için veriyi bu bağlantılara paylaştırır. Öte yandan, farklı ağ bağlantılarının oluşturulması maliyeti artırdığı durumlarda çeşitli taşıma bağlantılarını bir ağ bağlantısı üzerinde maliyeti azaltmak için birleştirebilir. Tüm durumlarda taşıma katmanı birleştirme işinin uygulama katmanına yansımaması için gereklidir.
Birçok bilgisayar üstünde birden fazla programı çalıştırır, yani sisteme giren ve çıkan birçok bağlantı vardır. Bu yüzden hangi mesajın hangi bağlantıya ait olduğunun belirlenmesi için bir metoda ihtiyaç duyulur. Taşıma başlığı bu bilginin koyulabileceği bir yerdir.
Değişik mesajları bir kanal içinde birleştirmenin yanında, ağ boyunca bağlantıların kurulması ve kaldırılmasını da takip etmelidir. Bu, bir bilgisayar üzerinde kiminle konuştuğunu tarif edecek bir tür isimlendirme mekanizması gerekliliğini doğurur. Ayrıca hızlı bir bilgisayarın yavaş bir bilgisayarı aşmaması için bilgi akışını düzenleyecek bir mekanizmanın olması gereklidir.
Ulaşım katmanı, gerçek bir kaynaktan hedefe veya uçtan uca katmandır. Başka bir değişle, Kaynak sistemde çalışan bir program mesaj başlıkları ve denetim mesajlarını kullanarak, hedef sistemdeki benzeri bir programla konuşur.
Ayrıca uygulama katmanına sonuç olarak ağ kullanıcılarına ne tip servisler sunulacağına karar verir. Ulaşım bağlantısının en popüler tipi gönderildiği sıra ile hatasız uçtan-uca ulaştıran kanaldır. Ancak, diğer tip taşıma, servis ve taşıma bilgisi ayrılmış mesajları değişik lokasyonlara ileten ve hedefine ulaştırma konusunda herhangi bir garanti vermeyenidir. Servis tipi bağlantı sağlandığında belirlenir.
TCP ulaşım katmanı, isteği yapan "port(kapı)" ile servisi sağlayan port arasında bir "socket" bağlantısı gerçekleştirir. Bu katman ayrıca şu işlevlerden sorumludur:
• Veri bütünlüğünün kontrolü
• Paketlerin sıralanması
• Akış denetimi
• Paketlerin "tekrar iletim" isteklerinin yerine getirilmesi
• Üst uygulama katmanından gelen dışarıya doğru gönderilen verilerin uygun uzunlukta paketlere ayrılması
• Paketlerin IP katmanına aktarılması
• Dışardan içeriye gelen paketlerin ayrıştırılması(unpacking)
• Ayrıştırılmış paketlerin sunum katmanına aktarılması

Bu katmanda iki önemli protokol yer alır. TCP ve UDP.

TCP (Transmission Control Protocol - İletişim Kontrol Protokolü)
Verilerin tam ve güvenli bir şekilde iletilmesi, gönderilmesi isteniyorsa TCP protokolü, tam güvenlik istenmiyorsa UDP protokolü kullanılabilir. TCP ve UDP bir üst katmandan gelen verileri direkt olarak veya segmentlere ayırarak bir alt katmanlara gönderirler. Genellikle bu katmanda TCP kullanılır. UDP daha çok sorgulama işlemleri için kullanılır.
Temel işlevi, üst katmandan (uygulama katmanı) gelen bilginin segmentler haline dönüştürülmesi, iletişim ortamında kaybolan bilginin tekrar yollanması ve ayrı sıralar halinde gelebilen bilginin doğru sırada sıralanmasıdır. TCP katmanının hemen hemen tüm işi üstlendiği görülmekle beraber (küçük ağlar için bu doğrudur) büyük ve karmaşık ağlarda IP katmanı en önemli görevi üstlenmektedir. Bu gibi durumlarda değişik fiziksel katmanlardan geçmek, doğru yolu bulmak çok karmaşık bir iş halini almaktadır.
TCP, güvenilir veri iletimine ihtiyaç duyan uygulamalar tarafından kullanılır. Yaptığı kontrollerden ve veri iletiminden önce bağlantı kurması gerektiğinden TCP segmentlerinin formatı UDP paketlerine göre daha çok karışıktır.
TCP’de veriler segmentler halinde iletilir ve her segmentin başında sıra numarası vardır. Segmentdeki kontrol toplamı veriler hasar olup olmadığını anlamak içindir. Eğer hasar yoksa varış noktasındaki makine kaynak makineye onay gönderir. Belli bir süre içinde onay gelmezse segment tekrar gönderilir.
TCP veri transferinden önce bağlantı ihtiyacı duyduğu için, ilk gönderilen segmentler bağlantı kurma amaçlıdır. Ancak el sıkışma (handshake) adı verilen bir yöntemle bağlantı kurulduktan sonra veri iletimi başlar. TCP segment başlığındaki sıra numarası sayesinde veriler akıp giden bir byte ırmağı gibi algılar yoksa birbirinden bağımsız paketler gibi görmez. Pencere denilen bir yöntem sayesinde TCP’de kontroller daha kolay yapılır ve tek tek her segment için onay gönderilmez.
TCP’de UDP’ de olduğu gibi bir üst seviyedeki katmanda hangi uygulamaya segmentleri geçireceğine başlıktaki portlara bakarak karar verir.
Şu ana kadar sadece İnternet adresleri ile bir noktadan diğer noktaya ulaşılması konusundan bahsettik. Ancak birden fazla kişinin aynı sisteme ulaşmak istemesi durumunda neler olacağı konusuna henüz bir açıklık getirmedik. Doğal olarak bir segment’i doğru varış noktasına ulaştırmak tek başına yeterli değildir. TCP bu segment’in kime ait olduğunu da bilmek zorundadır. “Demultiplexing” bu soruna çare bulan yöntemdir. TCP/IP ‘de değişik seviyelerde “demultiplexing” yapılır. Bu işlem için gerekli bilgi bir seri “başlık” (header) içinde bulunmaktadır. Başlık, datagrama eklenen basit bir kaç octet’den oluşan bir bilgiden ibarettir. Yollanmak istenen mesajı bir mektuba benzetecek olursak başlık o mektubun zarfı ve zarf üzerindeki adres bilgisidir. Her katman kendi zarfını ve adres bilgisini yazıp bir alt katmana iletmekte ve o alt katmanda onu daha büyük bir zarfın içine koyup üzerine adres yazıp diğer katmana iletmektedir. Benzer işlem varış noktasında bu sefer ters sırada takip edilmektedir.
TCP katmanı bir dosyayı taşınabilecek büyüklükteki parçalara ayırır:
Her segment’in başına TCP bir başlık koyar. Bu başlık bilgisinin en önemlileri ‘port numarası’ ve ‘sıra numarası’ dır. Port numarası, örneğin birden fazla kişinin aynı anda dosya yollaması veya karşıdaki bilgisayara bağlanması durumunda TCP’ nin herkese verdiği farklı bir numaradır.
Üç kişi aynı anda dosya transferine başlamışsa TCP, 1000, 1001 ve 1002 “kaynak” port numaralarını bu üç kişiye verir böylece herkesin paketi birbirinden ayrılmış olur. Aynı zamanda varış noktasındaki TCP de ayrıca bir “varış” port numarası verir. Kaynak noktasındaki TCP’nin varış port numarasını bilmesi gereklidir ve bunu iletişim kurulduğu anda TCP karşı taraftan öğrenir.
Bu bilgiler başlıktaki “kaynak” ve “varış” port numaraları olarak belirlenmiş olur. Ayrıca her segment bir “sıra” numarasına sahiptir. Bu numara ile karşı taraf doğru sayıdaki segmenti eksiksiz alıp almadığını anlayabilir. Aslında TCP segmentleri değil oktetleri numaralar. Diyelim ki her datagram içinde 500 octet bilgi varsa ilk datagram numarası 0, ikinci datagram numarası 500, üçüncüsü 1000 şeklinde verilir. Başlık içinde bulunan üçüncü önemli bilgi ise “kontrol toplamı” (Checksum) sayısıdır. Bu sayı segment içindeki tüm oktetler toplanarak hesaplanır ve sonuç başlığın içine konur. Karşı noktadaki TCP kontrol toplamı hesabını tekrar yapar. Eğer bilgi yolda bozulmamışsa kaynak noktasındaki hesaplanan sayı ile varış noktasındaki hesaplanan sayı aynı çıkar. Aksi takdirde segment yolda bozulmuştur bu durumda bu datagram kaynak noktasından tekrar istenir. Aşağıdaki şekilde TCP protokolü tarafından hazırlanan segmentin formatı görülmektedir.

TCP protokolünün yaptığı işleri üç madde halinde özetlemek gerekirse

1. Bir üst katmandan gelen verinin uygun uzunlukta parçalara (segmentlere) bölünmesi,

2. Herbir parçaya, alıcı kısımda aynı biçimde sıraya koyulabilmesi amacıyla sıra numarası verilmesi

3. Kaybolan veya bozuk gelen parçaların tekrarlanması olarak verilebilir.

Başlık içinde kullanılan alanların amaçları aşağıda açıklanmıştır.

Gönderici Port No: Bir üst katmanda TCP hizmetini isteyen uygulama protokol prosesinin kimliği durumundadır. Karşı mesaj geldiğinde bir üst katmana iletmek için, o protokolün adı değil de port numarası kullanılır.

Alıcı Port No: Gönderilen veri paketinin alıcı tarafta hangi uygulama prosesine ait olduğunu belirtir.

Sıra Numarası: Gönderilen paketin sıra numarasını gösterir. Gönderilmeden önce daha küçük parçalara ayrılan verinin, alıcı kısımda yeniden aynı sırada elde edilmesinde kullanılır.

Onay Numarası: Gönderilen verinin en son hangi sekizlisinin alındığını göndericiye iletmek için kullanılır. Örneğin 4 sayısı gönderilmişse 4’e kadar olanlar alınmış 4. Paketin istendiğini bildirir.

Başlık Uzunluğu: TCP başlığında var olan 32 bit uzunluğundaki sözcüklerin sayısını gösterir.

Saklı Alan: İlerde olabilecek genişlemem için gizli tutulmuştur.

Kod Bitleri: Kontrol bilgilerini taşımak için kullanılır.

Pencere: Alıcının tamponunda (buffer) kullanılan alanın oktet olarak ifade edilmesi.

Hata Sınama Bitleri: Verinin ve başlığın hatasız olarak aktarılıp aktarılmadığını kontrol etmek için kullanılır.

Acil İşaretçisi: Acil veri alıcının uygulama katmanında öncelikle değerlendirilmesi gereken veridir.

Veri: Değerlendirilmesi istenen verinin bölüm içindeki yerini işaret eder.



UDP (User Datagram Protocol)
TCP gördüğümüz gibi mesajı segment’lere bölen ve bunları birleştiren bir katmandı. Fakat bazı uygulamalarda yollanan mesajlar tek bir datagram’ın içine girebilecek büyüklüktedirler. Bu cins mesajlara en güzel örnek adres kontrolüdür (name lookup). Internet üzerindeki bir bilgisayara ulaşmak için kullanıcılar Internet adresi yerine o bilgisayarın adını kullanırlar. Bilgisayar sistemi bağlantı kurmak için çalışmaya başlamadan önce bu ismi Internet adresine çevirmek durumundadır. Internet adreslerinin isimlerle karşılık tabloları belirli bilgisayarlar üzerinde tutulduğu için kullanıcının sistemi bu bilgisayardan bu adresi sorgulayıp öğrenmek durumundadır. Bu sorgulama çok kısa bir işlemdir ve tek bir segment içine sığar. Dolayısıyla bu iş için TCP katmanının kullanılması gereksizdir. Cevap paketinin yolda kaybolması durumunda en kötü ihtimalle bu sorgulama tekrar yapılır. Bu tür kullanımlar için TCP’ nin alternatifi protokoller vardır. Böyle amaçlar için en çok kullanılan protokol ise UDP’dir.
UDP hem bağlantısız hem de güvensiz bir protokoldür. Örneğin; bir veri iletimi gerçekleştirdiğimizde verimizi hazırlıyoruz, yollayan kısmına kendi adresimizi, alıcı kısmına hedef bilgisayarı yazıyoruz, yolluyoruz. Bu veri yerine gitti mi, gitmedi mi, yolda başına birşey mi geldi bilemiyoruz.
Peki hem bağlantısız hem de güvensiz olan bu protokolü niçin kullanıyoruz…?
UDP bağlantı kurmuyor, güvenli bir iletim de sağlamıyor ama bu eksiklikleri ona başka birşey kazandırıyor. Hız.
UDP protokolü basit bir protokol olduğu için hızlı iletişim kurmamız gereken yerlerde kullanmamız yararımıza olacaktır. Buradaki basitlikten kasıt TCP protokolü gibi verinin gönderilmesi gibi kontrolleri içermediği içindir. UDP protokolünü kullanan programlara örnek olarak 161 nolu portu kullanan SNMP servisini verebiliriz.

UDP, Uygulama programcılarının direk olarak Datagram servisine ulaşmalarını sağlar. Bu sayede uygulamalar protokolden kaynaklanan gecikmeleri minimuma indirerek mesaj alıp gönderebilirler.
UDP; gönderilen paketin yerine ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmediğinden güvenilir olmayan, bağlantısız bir protokoldür. Fakat protokolün daha hızlı olmasını sağlayan da bu özelliktir.
UDP’ yi kullanmanın bazı sebepleri vardır. İletilecek veri miktarı azsa bu veriyi tekrar iletmek çoğu zaman bağlantı kurup güvenilir bir iletim yapmaktan daha kolay olmaktadır. Ayrıca soru cevap şeklindeki uygulamalar içinde UDP iyi bir adaydır. Soruya gelen cevap sorunun karşı tarafa ulaştığına delildir. Cevap belli bir süre içinde alınmazsa soru tekrar gönderilir.
UDP mesaj başlığındaki port numaralarına göre bir üst katmanda hangi uygulamaya mesajı ileteceğine karar verir.
IP katmanı kendi başlık bilgisini ve protokol numarasını yerleştirir (bu sefer protokol numarası alanına UDP’ye ait değer yazılır). Fakat UDP TCP’nin yaptıklarının hepsini yapmaz. Bilgi burada datagramlara bölünmez ve yollanan paketlerin kaydı tutulmaz. UDP’nin tek aldığı port numarasıdır. Böylece pek çok program UDP’yi kullanabilir. Daha az bilgi içerdiği için doğal olarak UDP başlığı TCP başlığına göre daha kısadır. Başlık, kaynak ve varış port numaraları ile kontrol toplamını içeren tüm bilgidir.

Modern bilgisayar ağları yapısal olarak tasarlanmıştır. Tasarım karmaşıklığını azaltmak için birçok ağ herbiri diğeri üzerine inşa edilmiş bir seri tabaka şeklinde organize edilmiştir.

OSI Referans Modeli, ISO (International Standards Organization) tarafından sunulan bir model üzerine geliştirilmiştir. Bu model ISO OSI (Open Systems Interconnection) Referans Modeli olarak anılır zira açık sistemlerin yani diğer sistemlerle haberleşmeye açık sistemlerin bağlantısı ile ilgilenir. OSI modeli yedi tabakadan oluşur.
Bu tabakaların oluşturulmasında uygulanan prensipler:
 Değişik seviye bir ayırım gerektiğinde bir tabaka oluşturulmalıdır.
 Her tabaka iyi tanımlanmış bir fonksiyonu yerine getirmelidir.
 Her tabakanın fonksiyonu uluslararası standartlaştırılmış protokoller açısından seçilmelidir.
 Tabaka sınırları arabirimler arası bilgi akışını en aza indirecek şekilde seçilmelidir.
 Tabakaların sayısı belirgin fonksiyonların aynı tabakalar üzerinde atlama yapmayacak kadar geniş, mimariyi hantallaştırmayacak kadar az olmalıdır.

SUNUM KATMANI

Sunum Katmanının en önemli görevi yollanan verinin karşı bilgisayar tarafından anlaşılabilir halde olmasını sağlamaktır. Böylece farklı programların birbirlerinin verisini kullanabilmesi mümkün olur.
DOS ve Windows 9x metin tipli veriyi 8 bit ASCII olarak kaydederken (örneğin A harfini 01000001 olarak), XP tabanlı işletim sistemleri 16 bit Unicode'u kullanır (A harfi için 00000000 01000001). Ancak kullanıcı tabii ki sadece A harfiyle ilgilenir. Sunum katmanı bu gibi farklılıkları ortadan kaldırır.
Sunum katmanı günümüzde çoğunlukla ağ ile ilgili değil, programlarla ilgili hale gelmiştir. Örneğin eğer iki tarafta da GIF formatını açabilen bir resim gösterici kullanılıyorsa, bir makinanın diğeri üzerindeki bir GIF dosyayı açması esnasında sunum katmanına bir iş düşmez, daha doğrusu sunum katmanı olarak kastedilen şey, aynı dosyayı okuyabilen programları kullanmaktır.

SUNUM KATMANI’ NIN İLETİŞİM KURALLARI

► ASCII (American Standard Code for Information Interchange)
► EBCDIC (Extended Binary Coded Decimal Interchange Code)
► MIDI (Musical Instrument Digital Interface)
► MPEG (Moving Picture Experts Group)


ASCII (American Standard Code for Information Interchange)

A
SCII Latin alfabesi üzerine kurulu 7 bitlik bir karakter setidir. İlk kez 1963 yılında ANSI tarafından standart olarak sunulmuştur.
SCII'de 33 tane basılmayan kontrol karakteri ve 95 tane basılan karakter bulunur. Kontrol karakterleri metnin akışını kontrol eden, ekranda çıkmayan karakterlerdir. Basılan karakterler ise ekranda görünen, okuduğumuz metni oluşturan karakterlerdir.

ASCII'nin basılan karakterleri aşağıda belirtilmiştir.
 !"#$%&'()*+,-./
 0123456789:;<=>?
 @ABCDEFGHIJKLMNOPQRSTUVWXYZ[\]^_
 `abcdefghijklmnopqrstuvwxyz{|}~

ASCII YAZDIRMA KARAKTERLERİ

32–126 arası sayılar klavyenizde bulabileceğimiz ve bir belgeyi görüntülediğimizde veya yazdırdığımızda görünen karakterlere atanmıştır. Örneğin; 127 SİL komutunu gösterir.

ASCII yazdırma karakterlerinden bazıları;
 63 ?
 65 A
 81 Q
 97 a
 119 w
 122 z

GENİŞLETİLMİŞ ASCII YAZDIRMA KARAKTERLERİ

Genişletilmiş ASCII karakterler ek karakter talebini karşılar. Genişletilmiş ASCII'de, ASCII'de yer alan 128 karaktere ek olarak, 128 karakter daha bulunur; böylece toplam karakter sayısı 256'ya ulaşır. Bu ek karakterlerle bile, birçok dilde 256 karaktere katılamayan simgeler vardır. Bu nedenle, bölgesel karakter ve simgeleri karşılamak için ASCII çeşitlemeleri vardır.

Örneğin, Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Avustralya ve Afrika dillerine ait yazılım programlarında ISO 8859-1 olarak da bilinen ASCII tablosu kullanılır.

Genişletilmiş ASCII yazdırma karakterlerinden bazıları;
 128 Ç
 172 ¼
 236 ∞


ASCII YAZDIRMA DIŞI DENETİM KARAKTERLERİ

A
SCII tablosundaki 0–31 arasındaki sayılar, yazıcı gibi bazı çevresel aygıtları denetlemek için kullanılan denetim karakterlerine atanmıştır. Örneğin, 12 form besleme/yeni sayfa işlevine ayrılmıştır. Bu komut yazıcıya bir sonraki sayfanın başına atlama bilgisi verir.

Yazdırma dışı denetim karakterlerinden bazıları;
 16 veri bağlantısından çık
 29 grup ayırıcısı
 31 birim ayırıcısı


EBCDIC (Extended Binary Coded Decimal Interchange Code)

E
BCDIC (Extended Binary Coded Decimal Interchange Code) Genişletilmiş İkilik kodlu Ondalık Değişim Kodu; okunuşu: ebsedik) IBM tarafından kullanılan bir karakter kümesi ailesidir. Daha çok OS/360 işletim sistemi ve S/390 sunucularında kullanılır.
Harf, rakam, işaretleri karşılayan 256 farklı sembolü kodlayabilir.

EBCDIC sisteminin değişik alt türleri vardır. Bu türler karşılıklı olarak uyum içinde değildir. IBM, kendine özgü olmak üzere türleri birbirine çeviren yazılımlar da üretmiştir. Örneğin; EBCDIC kodunda büyük A harfi 193 (C1hex), küçük a harfi ise 129 (81hex) sayısıyla kodlanmıştır.

MIDI (Musical Instrument Digital Interface)

M
IDI, elektronik müzik aletleri ve bilgisayarlar arasında gerçek zamanlı veri alışverişini sağlayan, endüstri standardı haline gelmiş yaygın bir iletişim protokolüdür.
MIDI protokolünde ses verisi değil, temel bazı değişkenlere ilişkin sayısal bilgiler aktarılır; nota bilgileri, enstrüman atamaları, tempo değeri gibi bilgiler bunlardan bazılarıdır. 1983 yılında temelleri atılan protokol daha sonra önemli derece bir değişikliğe uğramadı. Bu rağmen MIDI, müzik endüstrisinde yaygınlaşarak kullanımına devam edilmiş ve endüstri standardı haline gelmiş bir protokoldür.

1970'li yılların sonunda elektronik müzik aletleri hızla yaygınlaştı ve fiyatların düşmesiyle daha geniş kitlerlerce alınabilir hale geldi. Ancak bu cihazların büyük bir bölümü birbiriyle uyumlu değildi; bu nedenle birlikte kullanılmaları mümkün olmuyordu.

1981 yılında Dave Smith söz konusu soruna bir çare bulmak amacıyla Audio Engineering Society'ye sunduğu bir makalede MIDI standardının ilk adımlarını atmış, önerinin büyük ilgi görmesi üzerine protokol Ağustos 1983'te MIDI Specification 1.0 ismiyle yayımlanmıştır.

MIDI standartlarını resmi düzeyde geliştiren ve yayımlayan kurumlar Los Angeles, ABD'deki MIDI Üreticileri Birliği ve Tokyo, Japonya'daki Elektronik Müzik Endüstrisi Birliği MIDI Komitesi’ dir. Tüm standartlar bu kurumların ortaklaşa çalışmasıyla belirlenmektedir. MIDI için ana başvuru kaynağı "The Complete MIDI 1.0 Detailed Specification" adlı dokümandır.
MPEG (Moving Picture Experts Group)

Hareketli Görüntü Uzmanları Birliği (MPEG), ISO/IEC'nin sayısal olarak kodlanmış ses ve görüntü temsili için standart geliştirmekten sorumlu çalışma birliğidir.
Hareketli Görüntü Uzmanları Birliği 1988'de kurulmuştur. Birlik ilk olarak MPEG-1 standardını geliştirmiştir. MPEG-1, Görüntü Yoğun Teker (Video CD) ‘lerinin ve MP3 sayısal ses biçimleme ürünlerinin geliştirilmesine olanak sağlamıştır.

Birliğin daha sonra geliştirdiği MPEG-2 standardı da günümüzde kullanılan Sayısal Televizyon, Sayısal Elektronik Alıcı (Set-top-box) ve Sayısal Çok amaçlı Teker (DVD) gibi ürünlerde sayısal kodlamada kullanılmıştır.

Birlik halen sayısal ağ erişimli hareketli ve sabit Çoklu-ortam (Multimedia) ürünleri için MPEG-4, ses ve görüntü içerikli sayısal verilerin standart olarak tanımlanabilmeleri için MPEG-7 ve Çoklu-ortam ürünlerininin bir arada çalışmasına olanak sağlayacak temel bir iskelet yapı oluşturmak için MPEG-21 gibi yeni standardlar üzerine çalışmasını sürdürmektedir.

Usenet, dünya üzerindeki milyonlarca ağ kullanıcısının (internet/bitnet vb) çok değişik konularda haberler, yazılar gönderdiği bir tartışma platformudur. Bu platform, konularına göre belirli bir hiyerarşide oluşturulmuş tartışma öbeklerinden (news group, haber grubu) oluşur. Kullanıcı, iletisini, içerik olarak en uygun öbeğe gönderir. Kullanıcıların gönderdiği postalar (haber, değisik konularda yazı vb) Internet için, NNTP (Network News Transfer Protocol) isimli bir internet protokolu kullanılarak iletilir. Bir kişinin gönderdiği ileti (mail, posta) hiyerarşik bir yapıda dağıtılır ve dünya üzerinde internet erişimi olan kişiler tarafından bir Usenet Servis sağlayıcısı aracılığı ile okunabilir. Usenet ileti trafiği internet hatlarının yanında, UUCP, BITNET gibi hatlar üzerinden de iletilebilir. Dolayısıyla, Usenet Internet'e özgü değildir ama arakesiti büyüktür. Usenet kapsamında, değişik konularda sanal platformlar oluşturulmuştur (usenet haber (news) grupları).

Usenet Servis Sağlayıcıları, diğer bazı usenet servis sağlayıcılarına NNTP ile sık aralıklarla bağlanarak kendi merkezlerine "yeni" iletileri alırlar. Bir iletinin yeni olup olmadığı, mesaj numarası'na bakılarak anlaşılır.

.OSI başvuru modeli, katmanlar düzeyinde örnek bir modeldir.
üBir düğümü iletişim sürecinde çok katmanlı bir yapı şeklinde tanımlar.
.Bir uç düğümde her biri farklı işlevlere sahip 7 katman tanımlıdır.
.Uç bilgisayarlarda 7 katmanın tamamı bulunur
.Ara düğüm cihazlarında daha az sayıda katman bulunur.
Hiyerarşik yapıda en üstünde kullanıcıların koşturduğu uygulama programları, en altta verinin bit düzeyinde aktarılması vardır.
.Ara katmanlar gerekli uyarlamaları içerir.

Her düğümün i.katmanı, karşı düğümün i.katmanı ile sanal olarak etkileşimli çalıştığı düşünülür.
Bunun için Hizmet Erişim Noktası (Servis Access Point-SAP) adı verilen katmalar arası geçiş noktasından işaretleşirler

7. Katmanın uygulama çerçevesinde karşı uçtaki katmana gönderdiği bilgi SAP’ lardan geçerek kanala çıkarken, bu bilgiye her katman kendi eş katmanıyla anlaşması için gerekli bilgileri ekler


FİZİKSEL KATMAN
Veri iletişiminin yapılacağı araçların belirtildiği katmandır.
Verinin bit dizisi halinde iletim ortamı üzerinden aktarılması için gerekli işlevleri kapsar.
Fiziksel katman verinin doğrudan iletim ortamına aktarılması için gerekli tanımlamaları ve arayüz standartlarını kapsar.
.Taşıyıcı işaretin şekli,
.Bağlantı konnektörleri
.Kablo türü
.Verici ve alıcı konumundaki uç noktaların elektriksel ve mekaniksel özellikleri
Fiziksel katman içerisinde tanımlanırlar.


VERİ BAĞI KATMANI

Kurulan bağlantılarda akış kontrolü , doğru mesaj sınırlaması ve hata düzeltme yapılması bu katmanın görevidir.
Gönderilecek bilgiyi hatalara bağışık bir yapıda lojik işaretlere dönüştürür.
Köprü(Bridge) bu katmanda çalışırlar.
Gönderilen ve alınan veri bloklarına çerçeve adı verilir.
Karşı düğümde veri katmanı iletimde hatalar olmuşsa ya bunlar düzeltilir yada göndericiden tekrar istenerek hatsız alınmasını garanti eder.
Kendi kontrol bilgisini veri paketinin başına ekler
Ø Bridge’ler
Ø Akıllı Hub’ lar (Intelliget Hubs)
Ø Ağ Arabirim Kartları ( Network Interface Boards ) cihazları Veri bağı katmanında çalışırlar.



AĞ KATMANI

Ağ üzerinde aktarılacak veri paketlerinin göndericiden alıcısına ulaşıncaya kadar ağdaki çeşitli düğümler üzerinden geçip yönlendirir.
Ağ katmanı, internetwork olarak adlandırılan birbirinden bağımsız birçok ağ arasındaki veri alış verişini düzenler.
Ağ adresi taşıyan bilgi bloklarına paket adı verilir. Internet’in temel protokol kümesi olan TCP/IP’nin IP protokolu bu katmanda yürütülen bir protokoldür.
Ağ katmanı verileri ağlara yönledirirken;
ü Anahtarlama
ü Adresleme
ü Yol belirleme
algoritmaları kullanarak gerçekleştirir
Ağ katmanı, alıcı ile verici arasında birden fazla yol bulunması durumunda önem kazanır.
Router
Gateway
Core Switch


ULAŞIM (TAŞIMA) KATMANI

Taşıma Katmanı ağın karmaşıklığını üst katman işlevlerinden gizlemek için tasarlanmıştır.
Bilginin son alıcıda her türlü hatadan arındırılmış olarak elde edilmesini sağlar.
Taşıma katmanının oluşturduğu bilgi bloklarına bölüm (segment) denir. Bunlar son alıcıya sırası bozulmuş olarak gelirse, düzgün olarak sıralanmalıdır.
Bunun için bölümler numaralanır. Yüksek düzey mesajları segmentlere ayırır ve segmentleri güvenilir biçimde oturum katmanına ya da daha üst katmanlara iletir.
Taşıma katmanı genelde güvenilir veya bağlantı-tabanlı servislerin yokluğunu dengelemektedir. Güvenilir kelimesi tüm verinin her zaman ulaştırılabileceği anlamına gelmemektedir. Örneğin eğer kabloda bir kopukluk olursa Aktarım Katmanı verinin ulaştırılmasını garanti edemez. Halen, güvenilir aktarım katmanı protokol gerçekleştirimleri genelde verinin alındığını onaylar ya da reddeder. Eğer alıcı birimde veri düzgün biçimde alınamamışsa, aktarım katmanı verinin yeniden gönderilmesini başlatabilir ya da üst katmanları haberdar eder. Üst katmanlar gerekli düzeltme işlemini gerçekleştirebilir ya da kullanıcıya bazı seçenekler sunabilir.

Kesinlikle, bilgisayarı, başkalarina zarar vermekte kullanmayın.
Kesinlikle, bilgisayarla, başkalarının işine mani olmayın.
Kesinlikle, başkalarının dosyalarını karıştırmanın yollarını aramayın.
Kesinlikle, bilgisayarı hırsızlık yapmakta kullanmayın.
Kesinlikle, bilgisayarı yalancı şahitlikte, sahte delil hazırlamada kullanmayın.
Kesinlikle, sahibinden izinsiz başkalarının bilgisayar kaynaklarını kullanmayın.
Kesinlikle, başkalarinin fikirlerini bilgisayarla çalip kendinize mal etmeyin.
Kesinlikle, sosyal içeriğini düşünmeden bir program yazmayın.
Kesinlikle, bilgisayarı, saygı ve ilgi göstermeksizin kullamayın.

Gönderebilirsiniz. Bir kısmı bedava, bir kısmı ise ticari çalışan bir çok servis, bilgisayarınızda hazırladığınız bir dökümanı, bazı geçiş noktası bilgisayarlar (faks servisleri) üzerinden istediğiniz kişiye iletebilir. Bu servislerin en eskisi ve en çok kullanılanlarından birisi TPC INT'dir. http://www.tpc.int adresinden gerekli bilgilere ulaşılabilir.

Proxy Servisleri Nedir
Proxy servisi, internet üzerindeki yerel bir ağ (ya da internete bağlı bir bilgisayar) ile, dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yardımcı geçiş (gateway) sistemidir. İki amaç için kullanılabilirler :

Bir proxy servisi (sunucusu), sizin adınıza (proxy'nin kelime anlamı VEKİL'dir) sizden aldığı "internet'ten bilgi alma" isteklerini yürütür ve sonucu yine size iletir. Ancak, aynı anda, bu bilgilerin bir kopyası da (cache),bu proxy sunucusu üzerinde tutulur ve bir dahaki erişimde kullanıcının istediği bilgiler doğrudan ilgili siteden değil de, proxy servisinden gelir; dolayısıyla, iletişim daha hızlı olur. Internet'e erişim için mutlaka bir proxy servisine ihtiyaç yoktur, ancak, size en yakın bir servis noktasındaki proxy servisini kullanmanız, internet erişiminizi birhayli hızlandıracaktır. Özellikle evinizden modemle internete erişiyorsanız, proxy servislerini kullanmanız performansınızı arttırır. Çünkü, istediğiniz bilgileri, dış bağlantı hızı daha fazla olan proxy bilgisayarı sizin adınıza alır, siz de kişisel bağlantınızla bu bilgilere daha hızlı erişmiş olursunuz.
Firewall-güvenlik sistemlerinin kullanıldığı yerlerde, kullanıcıları çıkışları tek bir makine üzerinden olabilir. Bu durumda proxy servis makinesi sadece bir aracı olarak çalışır.
Proxy servisi kullanmanın avantajı çoktur. Herhangi bir siteden istediğiniz bir bilgi (web sayfası, ftp dökumanı vb) eğer kullandığınız proxy servisinde henüz depolanmamışsa, bu bilginin olduğu siteden alınır ve size iletilir. Ancak, daha sonra başka bir kullanıcı (ya da siz) aynı dökümanı/bilgiyi istediğinizde, ilgili döküman/bilgi proxy servisinde depolandığı (cache) için, doğrudan oradan size iletilir ve erişiminiz de çok daha hızlı olur.

Proxy servisleri, uluslararası internet bağlantılarındaki yoğunluğu azaltmak, erişimleri hızlandırmak ve ağı daha etkin kullanmak için çok yararlı araçlardır.

En popüler proxy servisleri, Web (http), FTP, Gopher ve Wais internet araçları için tanımlıdır. Web için proxy tanımlaması ve kullanımı 6. Bölüm'de kısaca anlatılmıştır.

Türkiye'deki bazı Proxy servisleri ve (Temmuz 1997 itibarıyla) ilgili port numaraları şunlardır :

Turnet Ankara : http://proxy1.turnet.net.tr:8080
Turnet İstanbul : http://proxy2.turnet.net.tr:8080
Turnet İzmir : http://proxy3.turnet.net.tr:8080
ODTÜ : http://www-proxy-for-tr.metu.edu.tr:5580
Ege Üniv. : http://proxy.ege.edu.tr:8080
İTÜ : http://proxy.itu.edu.tr:8080
Istanbul'daki Turnet'e bağlı servis sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet Istanbul, Ankara Turnet üzerinden çıkan Internet Servis sağlayılarından hizmet alanların Turnet Ankara; İzmir' bölgesindeki Turnet'e bağlı İnternet Servis Sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet İzmir Proxy servislerini kullanmaları en iyi performansı verecektir. Ulusal Akademik Ağ kullanıcıları ise, kendi durumlarına göre, ODTÜ ve Ege servislerini kullanmalıdırlar.

Yukarıdakilerin dışında, birçok kuruluşun kendi özel proxy servisleri vardır. Size enyakın proxy servisini kullanmanız çoğunlukla en iyi sonucu verir. Bu yüzden, intrenet servisini aldığınız yerin proxy servisini öğrenin ve kullanmaya çalışın. Önemli proxy servislerin bir zincir oluşturarak ortak kullanımına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

;;